Kriz ve durgunluk dönemlerinde bile satışları düşmeyen satıcılar var.
Onlara ait bazı özelliklerden bahsedeyim.
Öncelikle bu gözlemleri nasıl yaptım?
Zamanında onlarla sahaya gittim, mağazalarda satışlarını izledim, telefon görüşmelerine şahitlik ettim.
Bu satıcılar her şeyden önce bir satıcı gibi yaklaşmama yeteneğine ulaşmışlar. Görüşme boyunca konuyu hep müşterinin beklentileri, hedefleri ve ihtiyaçlarında tutmayı başarıyorlar.
Satış kokan hiçbir ifade kullanmıyorlar.
Peki, satış nasıl olacak? Konu fiyata, teklife, satış kapatmaya nasıl gelecek?
“Güvenli alan”da satış görüşmesi yapan müşteri zaten konuyu oraya getiriyor. Çünkü bir ihtiyacı var, o ürün ve hizmeti alacak da bütçesi. Bu net. Ancak hangi satıcıdan alacak işte bu net değil. Müşteriye “Dinazor Satıcı” dediğimiz yaklaşımla değil de “Modern Satıcı” özellikleriyle yaklaşınca iş bu iyi satıcılarda kalıyor.
Gözlemlerime göre 10 satıcıdan 1’i bu modern yaklaşıma sahip. Diğerleri neden böyle yapamıyor? Çünkü kolay bir şey değil. Öncelikle bu farkındalık olacak, sonra uygulaya uygulaya pekişecek.
Satışın bir okulu da olmadığı için satıcı arkadaşlar bazen doğru bazen yanlış bir yol tutturuyor ve yıllarca öyle devam ediyorlar.
Hep derim; En iyi satıcı, satıcı olduğunu hissettirmeyen satıcıdır diye.
Bazen doğru öğrenilmiş ve sindirilmiş bir yaklaşım onlarca tekniğe bedeldir.
Diğer özelliklere yer kalmadı. İlerleyen günlerde yazmaya devam edeceğim.
O zamana kadar keyifli ve bol satışlar dilerim.
Sağlıcakla.